Akıllı telefon markası TECNO, uluslararası alanda tanınan görsel sanatçı Angélica Dass ile iş birliği yaparak beş ülkeyi kapsayan dijital portre projesi “Dönüşümün 100 Portresi” (100 Portraits of Becoming) galerisini resmi olarak duyurdu. Proje, Kenya, Filipinler, Suudi Arabistan, Türkiye ve Brezilya’da iki yıl boyunca sürecek. Amaç, teknolojinin insan hayatındaki dönüştürücü etkisini sanat aracılığıyla görünür kılmak ve teknoloji ile insan arasındaki bağı daha derin, adil ve kapsayıcı bir zemine taşımak.
Dijital portre projesi, sıradan bir marka iş birliğinin ötesinde bir anlam taşıyor. Son yıllarda teknoloji şirketlerinin toplumsal sorumluluk projeleri sıkça gündeme geliyor; ancak çoğu zaman bu projeler yüzeysel kalıyor. TECNO’nun Angélica Dass ile yaptığı iş birliği ise sanatın evrensel dilini kullanarak daha derin bir etki yaratmayı hedefliyor. Dass, ten rengi paleti üzerinden yürüttüğü “Humanae” projesiyle tanınıyor. Bu yeni projede ise teknolojinin bireylerin kimlik ve aidiyet duygularını nasıl şekillendirdiğine odaklanıyor.
Projenin Kapsamı ve Hedefleri
“Dönüşümün 100 Portresi”, adından da anlaşılacağı gibi yüz portreden oluşacak. Ancak bu portreler sadece yüzlerin görüntüsü değil; her biri bir hikaye, bir dönüşüm anı taşıyor. Proje kapsamında Kenya, Filipinler, Suudi Arabistan, Türkiye ve Brezilya’dan katılımcılar yer alacak. Bu ülkeler, farklı kültürel ve sosyo-ekonomik yapıları temsil ediyor. TECNO’nun bu ülkeleri seçmesi tesadüf değil; marka, bu bölgelerde güçlü bir varlığa sahip ve yerel topluluklarla etkileşimini artırmak istiyor.
Projenin ana hedeflerinden biri, teknolojinin sadece bir araç olmadığını, aynı zamanda bireylerin kendilerini ifade etme biçimlerini de dönüştürdüğünü göstermek. Katılımcılar, kendi hikayelerini anlatacakları portreler için TECNO cihazlarıyla çekilmiş fotoğraflar veya dijital içerikler üretecek. Dass, bu süreçte katılımcılarla birebir çalışarak onların hikayelerini görsel bir dile tercüme edecek.
Angélica Dass Kimdir?
Angélica Dass, Brezilya doğumlu, İspanya’da yaşayan bir sanatçı. Dünya çapında tanınan “Humanae” projesiyle, insan ten renklerini Pantone kataloğundaki renklerle eşleştirerek ırk kavramına dair ezberleri bozdu. Dass’ın çalışmaları, kimlik, ırk ve aidiyet temalarını sorguluyor. Sanatçı, bu yeni projede de benzer bir yaklaşımla, teknolojinin insan hayatındaki rolünü sorgulayacak.
Dass, proje hakkında yaptığı açıklamada, “Teknoloji, hayatımızın her alanına girdi. Ancak bu dönüşümün kimleri kapsadığı, kimleri dışarıda bıraktığı önemli bir soru. Bu proje, o soruyu sormak için bir alan açıyor” dedi. Sanatçının bu sözleri, projenin sadece estetik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir eleştiri içerdiğini gösteriyor.
Teknoloji ve Sanatın Kesişimi
Teknoloji ve sanat, görünüşte birbirinden uzak iki alan gibi görünse de aslında sık sık kesişiyor. Dijital sanat, yapay zeka ile üretilen eserler, sanal gerçeklik deneyimleri derken, sanatçılar teknolojiyi bir ifade aracı olarak kullanmaya başladı. TECNO’nun projesi de bu kesişimin somut bir örneği. Marka, akıllı telefonlarının kamera yeteneklerini ön plana çıkararak, teknolojinin sanatsal üretimdeki rolünü vurguluyor.
Proje kapsamında katılımcılar, TECNO’nun son model telefonlarını kullanarak kendi portrelerini çekecek. Dass, bu görüntüleri dijital olarak işleyerek her bir portreyi benzersiz bir sanat eserine dönüştürecek. Ortaya çıkan eserler, daha sonra çeşitli platformlarda sergilenecek. Bu süreç, katılımcılar için hem bir öğrenme hem de kendilerini ifade etme deneyimi olacak.
Neden Bu Proje Önemli?
Teknoloji şirketlerinin toplumsal projeleri bazen samimiyetsiz bulunabilir. Ancak “Dönüşümün 100 Portresi”, sanatçının vizyonu ve katılımcıların aktif rol almasıyla farklılaşıyor. Proje, teknolojinin sadece tüketim odaklı olmadığını, aynı zamanda toplumsal fayda için kullanılabileceğini gösteriyor. Ayrıca, farklı coğrafyalardan insanların hikayelerini bir araya getirerek kültürlerarası bir diyalog başlatmayı amaçlıyor.
Projenin bir diğer önemi de dijital sanatın erişilebilirliğini artırması. Katılımcılar, profesyonel sanatçılar olmasa da, TECNO cihazları ve Dass’ın rehberliğiyle sanatsal üretim sürecine dahil oluyor. Bu, sanatın demokratikleşmesi açısından değerli bir adım.
Projenin Takvimi ve Beklentiler
Proje iki yıl sürecek ve beş ülkede eş zamanlı yürütülecek. İlk etapta katılımcılar belirlenecek, ardından atölye çalışmaları düzenlenecek. Dass, her ülkede yerel sanatçılar ve topluluklarla iş birliği yapacak. Projenin sonunda, 100 portreden oluşan dijital bir galeri oluşturulacak ve bu galeri çevrimiçi olarak erişime açılacak. Ayrıca seçili eserler, fiziksel sergilerde de gösterilecek.
TECNO’nun bu projeyle marka bilinirliğini artırmayı ve aynı zamanda toplumsal sorumluluk imajını güçlendirmeyi hedeflediği açık. Ancak projenin başarısı, katılımcıların deneyimlerine ve ortaya çıkan eserlerin kalitesine bağlı olacak. Sanat dünyasından gelen ilk yorumlar olumlu; projenin teknoloji ve sanatı birleştiren öncü bir örnek olabileceği belirtiliyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Dönüşümün 100 Portresi projesi hangi ülkeleri kapsıyor?
Proje, Kenya, Filipinler, Suudi Arabistan, Türkiye ve Brezilya’da yürütülecek. Bu ülkeler, farklı kültürel ve coğrafi özellikleri temsil ediyor.
Projeye kimler katılabilir?
Proje kapsamında her ülkeden seçilen katılımcılar yer alacak. Katılımcılar, yerel topluluklardan ve çeşitli yaş gruplarından olacak. Başvuru süreci henüz netleşmedi; ancak TECNO’nun yerel ofisleri üzerinden duyurular yapılması bekleniyor.
Angélica Dass bu projede ne yapacak?
Dass, projenin sanat yönetmeni olarak katılımcılarla çalışacak, portrelerin dijital işlemesini yapacak ve projenin görsel dilini oluşturacak. Sanatçı, aynı zamanda atölye çalışmaları düzenleyerek katılımcılara rehberlik edecek.
Proje sonunda ne olacak?
100 portreden oluşan dijital bir galeri oluşturulacak ve çevrimiçi olarak erişime açılacak. Ayrıca seçili eserler, fiziksel sergilerde gösterilecek. Projenin bir kitap veya albüm haline getirilmesi de planlanıyor.
TECNO bu projeyle ne amaçlıyor?
TECNO, teknolojinin insan hayatındaki olumlu etkisini vurgulamak ve marka bilinirliğini artırmak istiyor. Aynı zamanda toplumsal sorumluluk projeleriyle farkındalık yaratmayı hedefliyor.

